create a website for free

Eyvan: Dünya Kıyısı


Üç tarafı duvarla çevrili, bir tarafı insana açık bir “yarım oda”dır eyvan. Güzel bir binaya girmeye hazırlar yolcuyu. Binadan çıkanı da yola ve yolculuğa hazırlar. Bugünkü mimaride, balkon gibi bir “ara alan”dır. “Ne evdeyim ne dışarıda” olmaktır eyvana çıkmak. Evin sıcağından ayrılmadan göğsünü rüzgâra açma fırsatıdır. Taşların beslediği serin gölgeleri kapı önünde tutma çabasıdır. Gölgeleri evcilleştirir. Yolları insana bağlar. 

Eyvan, dostlarla sohbet alanıdır. Kaygısız ve korkusuz oturma mekânıdır. Eyvanın havası, sıcacık çaya dolanır, közde kahve kokusuna bulanır. Dünyanın kaygılarını eriten cennet bahçelerindeki gibi sedirleri andırır. 

Eyvanda, insan yüzlerine bakar insan yüzleri. Ruhlar birbirine sarmaşıklanır; görünenden görünmeyenlere doğru gizli yollar açılır eyvandan. Bir yanının açıklığı, eyvanda oturanların sohbetinin yoldan geçen herkese açık olduğunu fısıldar. Yolu kesmeden, yolcuyu incitmeden teklifsiz ve sözsüz bir davettir eyvan. Yabancılığı dışarıda bırakır; herkesi tanış olmak üzere içeri alır. Gölgeler gibi gelip geçmeyi öğretir. Söze susamışları kandırır. 

Batı’da özel sohbet mekânları duvarlarla çevrilidir; içerisi gözükmez; bir hiyerarşi koyulur yolcunun önüne. İçeride ayrımcılık vardır. Eyvanın ağzı duvarsızdır. Herkese açık alandır eyvan. Kolay erişilir, teklifsiz girilebilir eyvana. Doğu’nun kardeşliği mayalayan, dostluğu ninnileyen, umudu tazeleyen, muhabbeti dirilten medeniyetinin elle tutulur, gözle görülür anıtıdır eyvan. Taştandır ama içinde dirilik saklar; taşların kalbi olduğunu fısıldar. “Tanrı misafiri” bilir herkesi; baştan içeri buyur eder.

Senai Demirci

Fatsa Belediyesi olarak, denize açılan, Karadeniz’in acılı türküsünü dinleyen, mavinin kalbine dokunan, sohbeti koyulaştıran modern eyvanlar kurduk. Eyvanlarımızda, çayın dumanında, kahvenin reyhanında, kardeşliğin sofrasında sözü ve sazı, ekmeği ve tuzu hesapsızca paylaşabilirsiniz.